Pozantı Belediyesi Kültür Hizmetleri

Haydarpaşa

İzmit 

Ankara

Eskişehir

Konya

Ulukışla

Pozantı

Belemedik

Hacıkırı

Durak

Yenice

Adana

Bağdat Demiryolları Projesi'nin Toroslardaki Kırılma Noktası: Belemedik

Belemedik ismi uluslararası alanda ilk kez 1800'lü yılların sonunda imzalanan Anadolu Demir Yolları Projesi'nin devamı niteliğinde olan Bağdat Demiryolları Projesi ile anılmaya başlanmıştır. Siyasi birliğini İngiltere ve Fransa'ya göre geç tamamlayan Almanya'nın ham madde ve pazar arayışı için rotasını Orta Doğu'ya yöneltmesi üzerine Berlin'i buradaki topraklara bağlayacak bir altyapıya ihtiyaç duyulması Anadolu coğafyasını kullanma gerekliliğini gündeme getirdi. 

Bu bağlamda 1888 yılında Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit ile Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm arasında  doksan dokuz yıllık Anadolu Demiryolları İnşaat İmtiyazı imzalandı. Proje kapsamında değerlendirilen ilk etap 1883 yılında tamamlanan İstanbul-İzmit, İzmit Ankara güzergahıydı. İkinci etapta ise Eskişehir-Konya güzergahı 1896 yılında tamamlandı. Bu aşamada Sömürge yarışındaki İngiltere ve Fransa, Almanların Orta Doğu politikasında bu projenin öneminin farkına vararak projenin duraklamasına neden oldu. Duraklamanın ardından 1903 yılında yapılan ve Bağdat Demiryolları Projesi adıyla anılan yeni anlaşma kapsamında Konya başlangıç kabul edilerek demiryolu inşası yeniden başladı. Bu yeni anlaşmanın ilk etabı olan Konya-Burgulu hattı 1904 yılında tamamlandıktan sonra zorlu Toros Dağları'nın aşılması için güzergah tartışmaları başlamıştı. Yapılan fizibilite çalışmaları sonrası İlk önerilen güzergah olan Burgulu-Ulukışla-Gülek-Dorak-Adana güzergahında 3500 metre yükseklikten 23 metreye inen yüksek eğimin demiryolu faaliyetlerine uygun olmayacağı anlaşıldığında bu güzergah Burgulu-Ulukışla-Çiftehan-Pozantı-Belemedik-Hacıkırı-Bucak-Kelebek-Durak ve Yenice olarak değiştirildi.

İnşaatı yapan demiryolu şirketi Philipp Holzmann'ın projedeki baş mühendisi Nicholas Mavrogordato, 1903 yılından itibaren şantiyeleri Ulukışla, Tosunali-Pozantı-Belemedik ve Hacıkırı’da kurmaya başlamıştı. Proje kapsamında Konya ile Kelebek arasında inşa edilmesi gereken 37 adet tünel bulunmaktaydı. Bu etabın en zorlu bölümü ise Belemedik ile Hacıkırı arasındaki 12 adet tünel, 7 adet köprü ve ünlü Varda Viyadüğü'nün inşaatıydı. Bu zorlu etapta personelin uzun süre bölgede konaklaması ve çalışması için bir lojistik üs gerekliliği Belemedik'in kurulmasını sağladı. Bu bağlamda Belemedik'e ilk yapılar 1905 yılında inşa edilmeye başlandı.

Lojistik Üssünden Esir Kampına: I. Dünya Savaşı Dönemi'nde Belemedik

Tünel inşaatlarına 1905 yılında Hacıkırı’dan başlanmasına rağmen ancak 1914 yılı aralık ayında Belemedik'e ulaşan 20.nolu tünel kabaca açılabilmişti. Bu arada, 1911 de Libya’da İtalya-Osmanlı savaşı çıkmış, köprü ve viyadüklerde çalışan İtalyanlar işi bırakıp gitmişlerdi. Ardından 1911-1912 Balkan Savaşları nedeniyle seferberlik ilan edilmiş, eli silah tutan herkes askere alınmış, Belemedik  ve Hacıkırı şantiyeleri adeta boşalmıştı. Bütün bunların üzerine, I. Dünya Savaşına katılan Osmanlı ve Almanya bir an önce Bağdat'a ulaştırmak istedikleri bu demiryolu inşaatında eleman sıkıntısı çekmekteydiler. Bunun üzerine cephelerde esir alınan teknik elemanların ve askerlerin Belemedik’e getirilmelerine karar verildi. İlk önce Çanakkale Savaşları'nda sonrasında da Kafkasya’da esir düşenlerin buraya getirilmesi ile artık Belemedik; İngiliz, Fransız, Anzac, Rus, Rum, Ermeni, Yahudi, Hintli, Senegalli, Alman, İsviçreli, Avusturyalı ve Türklerin hep beraber çalıştıkları uluslararası bir yerleşke haline geldi. Belemedik artık Kantini, fırını, sineması, kilisesi, camisi, yemekhanesi, atölyeleri, fabrikaları, postanesi, sosyal evleri, okulları, lojmanları, villaları, elektrik ve su altyapısıyla 5000 kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapmaktaydı.

I. Dünya Savaşı devam ederken Belemedik-Hacıkırı arasındaki 12 adet tünel inşaatı hala bitirilememişti. Tünellerin inşaatının neden yavaş ilerlediğini gözlemlemek adına 16 Şubat 1916 tarihinde Hacıkırı’ya gelen Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın kalifiye işçi, eleman ve bütçe eksikliğini fark etmesi üzerine Düyun-u Umumiye’den 8 milyon Mark ve Almaya’dan da 450 kişilik özel demiryolu teknik elemanını kapsayan bir askeri birlik buraya takviye edildi. Projenin hızlanmasına karşın savaşın gidişatı iyi değildi. 4 Ekim 1918 de başlayan çekiliş sonucu 30 Ekim 1918 de Mondros Ateşkesi ile Almanya'nın ve Osmanlı'nın yenildiği kabul etmesi üzerine, ülke İngiliz ve Fransızların işgaline uğradı.      Pozantı-Belemedik-Hacıkırı bölgesi Fransızlar tarafından işgal edilmişti. Belemedik, 10 Nisan 1920'de, Pozantı ise 25 Mayıs 1920'de Fransız işgalinden kurtarıldılar.   

Kurtuluş Savaşı Yıllarında Belemedik

Pozantı ve Belemedik’in işgali sırasında da Mühendis Nicholas Mavrogordato, yanına yardımcı olarak tayin edilen Mösyö Deduwal ile birlikte demiryolu inşaatındaki görevini sürdürerek projenin ilerlemesini sağlamıştır.

5 Ağustos 1920’de Pozantı’ya gelen Mustafa Kemal Paşa’ya brifing veren Mavrogordato'nun raporu sonrasında Demiryolları Genel Müdürü Behiç Erkin Bey, Belemedik’teki 25 kilometrelik dekovil hattını Afyon Azarıköye taşıtarak, Rusya’dan temin edilen silah ve cephanelerin, cephelere taşınmasını sağladı. Kurtuluş Savaşı sonrası Fransızlarla yapılan barış anlaşması olan Ankara Antlaşması'na konu olan Belemedik, Fransızlar tarafından “Harp Ganimeti” statüsünde özel mülkiyet olarak istenmiş, fakat bu istek Mustafa Kemal Paşa tarafından reddedilmiştir. 8 Nisan 1920'de yaşanan çarpışmalarda büyük bir bölümü harap olan Belemedik sonrasında bir kez daha yıkıma uğramış ve 5000 kişinin yaşadığı yerleşimden geriye sadece bir kaç yapı kalmıştır. 

Ahmet Nadir İşisağ arşivinden düzenlenmiştir.